Yeni adres

27 01 2007

moderntarih blogu bugünden itibaren kendi domain adi altinda yer alacak.

Yeni adresi: http://www.moderntarih.org

Bu degisim ile beraber yeni yazilar da yakin zamanda ortaya cikacak. Ayrica okuyucularin da kolaylikla icerige katkida bulunabilecegi bir servis haline getirme girisimlerinde de bulunulacak. Takip etmeye devam edin.





Türkler nasıl oldu da kahveden çaya geçti?

3 12 2006

Soru:

Turkler nasil oldu da kahveden caya gecti? Anladigim kadariyla Osmanli doneminde kahve caydan cok daha fazla tuketiliyordu. Ama Cumhuriyetin gelisiyle- belki tesaduf belki degil-cay tuketimi kahvenin onune gecti. Gecenlerde okul kutuphanesinde kahve uzerine batili bir yazar tarafindan yazilmis kitapta bu gecise “mysterious” [gizemli] diyordu…
Cevap:

Uzun süre aramama rağmen kütüphanede bu konuda yazılmış ayrıntılı hiçbir kaynak bulamadım. Oysa kısa bir Google taramasından sonra internette bir yemek sitesinde Deniz Gürsoy tarafından yazılmış Demlikten Süzülen Kültür:Çay [2005, Oğlak Yayıncılık] adlı kitapta bu konuya değinilmiş olduğunu gördüm. Buradan kısa bir alıntı ile konuyu aydınlatmak mümkün: Yazının devamını oku »





Osmanlı İmparatorluğunu Birinci Dünya Savaşına kim soktu?

17 10 2006

Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşına neden girdi? Kimin entrikaları sonunda ülkemizin düşmanlar tarafından işgal edilmesiyle sonuçlan bu savaşa sokulduk?

Türkiye Tarihçileri arasında birçok kaynakta rastlanabileceği gibi Birinci Dünya Savaşı’na Osmanlı İmparatorluğu tamamen kendi isteği ve çıkarları doğrultusunda girmiştir. Bu konunun benim bildiğim en ayrıntılı işlendiği kitap David Fromkin’in A Peace to End All Peace: The Fall of the Ottoman Empire and the Creation of the Modern Middle East‘dir (Amazon.com). Bu kitabın Türkçesi Barışa Son Veren Barış : Modern Ortadoğu Nasıl Yaratıldı adıyla Epsilon Yayınlarında çıkmış (Pandora). Yazının devamını oku »





Ermeni Sorunu Dosyası

13 10 2006

Yakında aşağıdaki başlıkların tamamını ayrı ayrı ele alıp ayrıntıyla ve kaynak göstererek açıklayacağım. Şimdilik bu sıcak gündemde kısaca akıldaki bazı şüpheleri giderecek notlar vereceğim.

Ermeni Sorunu nedir?
Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşına girdiği zaman Ermenilerle aralarında zaten gerginlik vardı çünkü kısa süre önce Ermeniler de diğer azınlıklar gibi özerklik isteğinde bulunmuşlardı ve Türkçülük düşüncesi yeni yeni kabul gören İttihat ve Terakki üyeleri tarafından kuşkuyla bakılan bir gruplardı. 1915-1916 yılları arasında küçük bir grup Ermeninin savaş sırasında Rusyanın yanında savaşması zaten onları düşman olarak görmeye başlamış ve savaşın başındaki büyük sorunlar yüzünden oldukça baskı altında olan İttihat ve Terakki’nin yönetici üçlüsü Enver, Cemal ve Talat’ın ağır önlemler alarak Doğudaki (ve sonra Batıdaki) bütün Ermeni topluluğunu güneyde Suriye çöllerine sürmesine yol açmıştır. Bu tehcir (yer değişimi) sırasında açlıktan ve yorgunluktan onbinlerce ermeninin öldüğü gibi civardaki büyük oranda Kürt köylüler ve orduya bağlı olmayan gizli bir kuvvet olan Teşkilatı Mahsusa tarafından hedeflenip katledilmişlerdir. Etrafında bir çok soru dönen bu olaylar Ermeniler tarafından Soykırım olarak adlandırılıp Türkler ve bazı yabancı tarihçiler tarafından Ermeni Sorunu olarak anılmaktadır. Yazının devamını oku »





Türk Bayrağı efsanesi doğru mu?

10 10 2006

Bayrağımız Türkiye Cumhuriyeti’nin milliyetçi görüş tarafından oldukça değer verilen bir simgesı. O yüzden çoğu kişinin kafasında bayrak ile Türkiye Cumhuriyeti ve Türklük özdeşleşmiş durumda. Oysa bayrağımız gerçekten Türkiye Cumhuriyetinin bir sembolü mü?

Ortalıkta dolaşan ve oldukça çok kabul gören efsaneler bayrağın savaşta can vermiş şehitlerin kanı üstüne ay ve yıldızların yansıması ile oluştuğunu söylüyor. Bu savaşın Çanakkale olduğunu söyleyenler olsa da daha ‘bilimsel’ yaklaşan insanlar 1389’daki 1. Kosova Savaşı olduğunu söylüyorlar (bkz. Vikipedi ). Bazıları da ikinci Kosovo savaşında 1448’de bu görüntünün oluştuğunu savunuyor.  Yazının devamını oku »





Arabistanlı Lawrence tecavüze uğradı mı?

5 10 2006

http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2006/mayis/21/izdusum.html

Bu makalenin başında yazanlar gerçekten söylendiği gibi. En azından James Barr’dan yaptıkları alıntı doğru. Bu konuda 17. bölümde değinen Barr hem Lawrence’ın önceden söylediklerine hem de Ingiliz anlatımına ters giden durumu açıklıyor. Encyclopedia Britannica bu anlatımın tipik bir örneği olarak dikkat çekici:

“Kasım ayında Lawrence Deraa’da Arap elbiseleri içinde bölgeyi incelerken öyle görünüyorki yakalanmış ve kaçmadan önce acımasızca cinsel tacize uğramış. Daha sonra kendisinin bazen açıkladığı bazen de yalanladığı olay ruhunda bir daha iyileşmeyecek derin yaralar bırakmıştır.”

Barr ise tam aksine Lawrence’ın işkenceden mazoşist bir zevk aldığını kendi yazılarında söylediğine de değiniyor bu bölümde. Bölümün sonunda Barr’ın özeti şöyle: Yazının devamını oku »





Ziya Gökalp Kürt müydü?

5 10 2006

Sitenin ilk sorusunu bir arkadaşım gönderdi. Ünlü Türk Milliyetçisi Ziya Gökalp’ın etnik kökeni ile ilgili. Türkiye tarihi üzerine önemli ve kabul gören iki kitaptan aşağıdaki alıntılarla bu soruyu cevaplamak mümkün:

İkinci meşrutiyet dönemindeki bu düşünce akımları gözden geçirilirken dikkat çekici olan nokta tartışmalara iştirak etmiş önemli çoğu düşünür ve yazarın, tıpkı ITC’nin etnikl bakımdan karma olan Makedonya bölgesinden çıkmış olması gibi, çevre bölgelerden ya da karma bölgelerden gelmiş olmalarıdır. Rus İmparatorluğunun Türki bölgelerinden gelenerin (Akçura, Ağaoğlu, Hüseyinzade, milliyetçi şair Mehmet Emin) yanı sıra, en ateşli Türk milliyetçilerinden Tekin Alp, Serez’li bir Museviydi, Batıcı Abdullah Cevdet Arapkir’li bir Kürt’tü, Diyarbakırlı Ziya Gökalp yarı Kürt’tü ve Said Nursi Bitlis’li bir Kürt’tü. Öyle anlaşılıyor ki, bu bölgelerde İmparatorluğun mülti-etnik [çok uluslu] niteliği ile doğrudan karşılaşmış olmaları, bu kişileri Osmanlı toplumunun temel sorunları hakkında daha yoğun şekilde bilinçlendirmiştir. Yazının devamını oku »








Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.